top of page


Simulant (2023)
Eğer Ex Machina gibi filmlerdeki o sinsi gerilimi ve "insan olmanın sınırı nerede başlar?" sorusunu seviyorsan, bu filmi mutlaka izlemelisin. Uzun süre boyunca o boş bakışlı insansıların aslında ne düşündüğünü sorgularken bulacaksın kendini.

Okan ALGÜN
2 dakikada okunur


JUNG E (2023)
Savaş teknolojisinin merkezine bilinç aktarımını yerleştiriyor. Bir askerin zihni defalarca kopyalanıp kullanıldığında, “kişilik” neye dönüşür? Beton gri tonlarla kurulan dünya, endüstriyel bir laboratuvar gibi. Film, teknolojinin sadece imkân değil, sömürü potansiyeli de taşıdığını yüzümüze açık biçimde söylüyor. Zekânın artması değil, onu kimlerin yönettiği belirleyici hale geliyor.

Okan ALGÜN
1 dakikada okunur


The Artifice Girl (2022/2023)
Kısıtlı mekân ve bolca diyalog. Asıl gerilim patlamalarda değil, fikirlerde. Çocukları hedef alan suçlarla mücadele için tasarlanan yapay zekâ, zamanla etik sınırları test etmeye başlıyor. Film, “yapay zekâ tehlikeli midir?”den çok “biz neyi meşru sayıyoruz?” sorusunu didikliyor.

Okan ALGÜN
2 dakikada okunur


Finch (2021)
Finch, bir yol filmi (road movie) türünde olmasına rağmen aslında içsel bir yolculuğu anlatıyor. San Francisco’ya yapılan o fiziksel yolculuk, aslında Jeff’in "makine" olmaktan çıkıp "birey" olma yolculuğudur.

Okan ALGÜN
2 dakikada okunur


Archive (2020)
Bir bilim insanı sevdiklerini kaybettiğinde, bilimi nereye kadar zorlar?

Okan ALGÜN
1 dakikada okunur


After Yang (2021)
Gürültü yerine fısıltıyla konuşan filmlerden… Bir androidin arızalanması, bir ailede saklı kalmış duyguları ve kırık anıları açığa çıkarıyor. Yapay zekâ burada düşman değil; hafızaya açılan pencere. Film, “insan mı, makine mi?” tartışmasından çok, “hatırlamak bizi kim yapar?” sorusuna odaklanıyor. Yavaş ritmi ve şiirsel atmosferiyle, düşünmenin kendisine alan açıyor. Sorgulayan bir zihin için çok verimli bir yolculuk.

Okan ALGÜN
1 dakikada okunur
bottom of page