top of page

The AI Doc: Or How I Became an Apocaloptimist (2026) – belgesel

  • Yazarın fotoğrafı: Okan ALGÜN
    Okan ALGÜN
  • 10 Oca
  • 1 dakikada okunur

Bu filmi izlerken kendimi yönetmenin zihninde gezerken buldum. Bir yandan baba olmaya hazırlanan bir insanın kişisel kaygıları, diğer yandan yapay zekânın dünyayı nasıl dönüştürebileceğine dair uzman görüşleri… Bilimsel bir sunumdan çok, içten bir iç dökme gibi ilerliyor. Bu samimiyet, konuyu tıbbi makale soğukluğundan kurtarıp gündelik hayata getiriyor.


İşte en etkileyici tarafı: Film hem “kıyamet geliyor” duygusunu hem de “büyük fırsatın eşiğindeyiz” hissini aynı anda yaşatıyor. Bir sahnede tedirgin oluyor, diğer sahnede umutlanıyorsun. Benim zihnimde şu cümle yankılandı: “Asıl mesele zekânın gücü değil, insanın olgunluğu.” Korku ile merakın arasında salınan bir salıncak gibi — inerken başın dönüyor ama manzarayı da görüyorsun.


Yorumlar


bottom of page